Babamdı O

Dağ gibi bir adamdı o,
Sırtımı yasladığım dağdı,babamdı o.
Eridi gitti ansızın,apansızın,
Sanki bir kardan adamdı o.

Atikti,çevikti,güçlüydü,yürekliydi,
Müşkülatlar vız gelirdi,kuvvetliydi,
Olmayan işi oldurur bitmeyeni bitirirdi,
Zor olanı kolay eder,ayrılanı birleştirirdi .

Seksenine kadar dipdiriydi ayaktaydı,
Saki arkamızda asırlık bir çınar gibiydi,
Seksen birde balta yemiş ağaç gibi devrildi,
Kardan adam gibi eridi de,eridi.

Başkasının derdini dinler çare bulurdu,
Cümle alemin dertlerine derman olurdu,
Oysa kendi poyraz yemiş ağaç gibi kurudu,
Belli ki hayat yıprattı onu ,çok yoruldu.

Çaresizlikten yüzüne bakamıyorum,
Eskiden olduğu gibi dizine yatamıyorum,
Eriyip gidiyor çare bulamıyorum,
Sırtımı yasladığım dağımı kaybediyorum.

Ağlıyorum yaşarken çaresizliğime,
Bekliyorum,dalıyorum ölüm sessizliğine,
Sığınıyorum,RABBİM'İN sabır telkinine
Çaresizce bakıyorum babamın gözlerinin içine.

Sanki bir dağdan ,adamdı ,o
Dağ gibi,dağlardı o,Babamdı o
Eridi gitti ansızın,apansızın,
Sanki bir kardan adamdı o…….
13,03,2003

OSMANİYE

Selahattin Ölmez

Babama Veda

Ellerimle aldım seni, ben musalla taşından,
Belki binlerce dostun yürüyordu ardından,
Helallik verdiler kılınan namazının ardından,
Hakka teslim etmeye hazırladık,biz seni.

Yolculuk başladı ,musalla taşı başından,
Bir mücevher gidiyor, omuzların üstünden,
Senin için ne söylenir,ne dökülür dillerden
Nasıl iz bırakmışsan,dostlar üstünde…..

Biliyordun elbet, doğanlar,bir gün ölecek
Yaşadığı dünyadan bir gün göçüp gidecek,
Akıbetin nasıldır,kimler nerden nasıl bilecek,
Ancak bir Allah bilir,bir de dostların seni….

Doldurduysan yüreğini,sevgiye değer,
İmanınla birlikte,borçsuzsan hakka eğer,
Mal,mülk,makam,hepsi seni terk eder,
Yoktur götüreceğin oraya kendinden gayrı.

Söyleyeyim sana,ardından neler oluyor,
Senin yokluğuna yalnız dostlar yanıyor,
Her kes seni anlatıp iyi yanın söylüyor,
Cismin gitti toprak oldu,ismin kaldı dünyada….

Selahattin Ölmez

Allah Cahillikten Korusun


Allah Cahillikten Korusun

Sevdalıyım Neslime De Dinime De

Ben müslümanım elhamdülillah,
Hem de Türk oğlu Türküm.
Tutkunum neslime,sevdalıyım dinime.
Ne dinime söz söyletirim nede ırkıma.

Bize İmanlının şuurlusundan fayda var.
Mümkün değil; imansızı kabul edemem.
Yaradan'dan ötürü,severim insanı,
Dostum bilemem durmadan kuyumu kazanı.

Çanakkale'de yatar dedelerim Eyyüp ile Ali,
Daha yeni Şırnakta bıraktım Mustafa yeğenimi.
Her fırsatta gidin derdiniz Arabistan'a,
Ne duruyorsunuz sizde gitsenize Ermenistan'a.

Her köşe taşında müslüman isminde bir yahudi,
Her fırsatta kusarlar müslümana kinlerini.
Dertleri ne laikliktir nede cumhuriyet rejimi
Uydururlar kılıfına çalarlarken minareyi.

Dinler arası diyalogla karıştırırlar kafaları.
Tasarlarlar oyun içinde yeni bir oyunu.
Bindörtyüz yıl önce feshedildi onların dinleri,
Yaşasın İslamiyet; yaşasın müslüman Türk milleti

Şeref Özen

Sev Diye Diye

Uzaktan uzağa göz süzüp
Arzu ile bakınca gözlerime
Yeryerinden oynadı yüreğim de
Ayaklandı duygular
İsyan çıkardılar içim de
Sevgilin bu senin sev diye diye

Şükürler olsun yaradana
Şükürler olsun
Seni verdi nihayet
Gözüm arkada kalmayacak
Ölsem de gam yemem artık

Yıllardır beklediğim
Yollarını gözlediğim sevgili
Sensin dediğim de
Karşı koyamadı kaderim
Diz çöktü önün de
Sevgilin bu senin sev diye diye

Şükürler olsun yaradana
Şükürler olsun
Seni verdi nihayet
Gözüm arkada kalmayacak
Ölsemde gam yemem artık

Şeref Özen

Seni Nasıl Unuturum

Seni nasıl unuturum,
Bu şehrin sokakların da;
Ayak izlerin var.
Hangi yana baksam,
Gözlerini görürüm;
Bakışların yüreğimi yaralar.

Seni nasıl unuturum,
Açan güller de kokun var;
Esen rüzgarlar ağlatır beni.
Her yağmur mevsimin de
Bulutlar hasretini yüklenir,
Yüreğime seni damlatır.

Şeref Özen

Sömürülen Afrikalının Cevadı


Sömürülen Afrikalının Cevadı

Lê Yarê Video, Bizi Bize Düşman Etmek İsteyenler Utansın

Duygu Seli Sesler Sözler Şiirler
Yalda Abbasi & Mohsen Mizazade - Lê Yarê Video
Türkce Sözleri
 Narçiceği

Ben ki bugün çok hüzünlüyüm ey yarim
Yarim, narçiçeğim
Harabelerde gezinmekteyim ey yarim,
Yarim, yarenim
Senden bir iz bulamıyorum. ah narçiçeğim
Dert kalbimi köreltmiş göremiyorum ey yarim,
Yarim, narçiçeğim
Akbabalar canımı yedi ey yarim,
Yarim, yarenim
Buluşmak kıyamete kaldı. narçiçeğim

Ceylanımı alıp götürdü kadınlar ey yarim
Yarim, nar çiçeğim
Narçiçeğimi esir ettiler ey yarim
Yarim, yarenim
Sattılar onu çarşı,pazar
Ben ki bugün çok hüzünlüyüm ey yarim
Yarim, nar çiçeğim
Harabelerde gezinmekteyim ey yarim,
Yarim, yarenim
Senden bir iz bulamıyorum ah narçiçeğim Lê Yarê Video, Bizi Bize Düşman Etmek İsteyenler Utansın

İnsanin Ayıbini Örtelim Ve Unutalım Bostlar

İnsanin Ayıbini Örtelim Ve Unutalım Bostlar

Ağlayacaksın

Kader deyip te geçme
Senin hiç mi suçun,
Hiç mi günahın yok?
Bu aşkın bitişin de.

Ahımı aldın benim,
Günahımı çekeceksin
Ağlayacaksın,ağlayacaksın.
Dört mevsim ağlayacaksın
Dünya dar gelecek sana
Sığmayacaksın,sığmayacaksın.

Kadere boynum kıldan ince.
Kader kadar sen de suçlusun
Senin de günahın var
Bu aşkın bitişin de.

Ahımı aldın benim,
Günahımı çekeceksin
Ağlayacaksın,Ağlayacaksın.
Dört mevsim ağlayacaksın.
Dünya dar gelecek sana
Sığmayacaksın,sığmayacaksın.

Şeref Özen

Baba

Kanından kan verdin,var ettin beni,
Aldın kollarına kucağına, sarıldın baba
Rızık temin ettin zorlukla yıllarca bana,
Alın teri döktün gurbetlerde yoruldun baba..

Ninniler söylerdi annem,gözün önünde,
Türküler tuttururdun sende büyüyüm diye,
Tutup ellerimden gezdirdin yürüsün diye,
Bana destek oldun yıllarca dal oldun baba..

Nasihat eyledin hayatı tanımam için,
Çalıştın çabaladın giyinmem için,
Sofrada sıcak çorbalar yedirmek için,
Yedi diyar gezdin didindin çalıştın baba.

Ayakkabım eskimeden yenisini alırdın,
Okul çantamı bile ellerinle kendin yapardın,
Yüzüme tebessümle,şefkat ile durup bakardın,
Yüreğin yufkaydı,başımı hep okşadın baba..

Minicik bir yavruydum,ben hep yanında,
Değişmiyordu düşüncen olsam da elli yaşında,
Hayatla savaşı sen öğrettin bana, yanı başında,
Tüm zorluklara karşı korudun,beni sen baba.

Su içtim elinden,yemek yedim büyüdüm,
Merhameti,iyiliği,sevgiyi senden öğrendim,
Her dara düşüşte arkamda babam var dedim,
Adın daima dilimde adın,var oldu baba.

Yalanı sevmezdin,olurdun doğrudan yana,
Kötü şeyleri görünce lanet okur idin şeytana,
Yanlışlık yapmadın kötü örnek olmadın bana
Hayatın doğrularını senden öğrendim baba.

Biz büyüdük sen yaşlandın,ihtiyarladın,
Kabe yollarına gittin MUHAMMED'İ aradın,
Kabe ellerinde bizlere de dua eyledin,
Duanla yaşadık varolduk,sayende baba.

Gün geldi,vakit tamam oldu,eyledin vefat,
Senin için bitmişti belki dünyada hayat,
Kaprislerin olduysa bile asmadım surat,
Seni unutmayacak yüreğim,elbette baba.

Cenazen beklerken o musalla taşında,
Namazın kılındı,tekbirler getirildi yollarda,
Üç kardeştik ağladık,mezarının başında,
Gönlümüze gömdük seni,inan ki baba….

02.MAYIS.2003
Babamı kaybettiğim gün
Selahattin Ölmez,

Sen Ve Ben

Sen!
El bebe,
Gül bebe büyümüşsün.
Bir elin bal da,
Bir elin yağ da yaşamışsın hep.
Bir dediğin,
İki olmamış hiç.
Ya ben öylemiyim?
Daha anamdan doğarken;
Hasret içmişim süt yerine.
Derdin biri gitmiş;
Biri gelmiş peşpeşe.
Hangi dalı tuttuysam;
Kuruyup dönmüş gazele.
Yok sevdiğim yok;
Bu aşkın sonu yok.
Yol yakınken dönelim.
Dünyalarımız ayrı;
Hayatlarımız ayrı seninle.

Şeref Özen

Örtünmek Allah'ın Emri

Evlatlarını kurbanlık gibi kınalayan analar,
Çanakkale geçildi, tuttu hain oyunlar.
Başınızda ki örtüye uzandı kırılası eller,
İçimiz de örtünmek adetten diyenler var.

Örtünmek adetten değil; Allah`ın c.c. emri.
Açın da bakın! Hz. Kuran da duruyor Ahzap suresi.
Neden yaktı sanıyorsunuz Sütçü İmam Maraş`taki ateşi,
Boşuna mı verdiler Maraş`a başında ki Kahraman ismini.

Gün geçmesin ki kinlerini kusmasınlar,
Herşey ellerin de; İstedikleri gibi oynuyorlar.
Unuttukları Allah`ın c.c. kudreti var,
O herşeyi görendir ; Bozacaktır kurulan tuzakları

Geçmişe bakın geçmişe; Bakın da ders alın.
Nerede Firavun? Hani Allah`tı O haşa !
İki büklüm secde de kalmadı mı Kızıldeniz de.
Nerede Nemrut nerede? Düşmedi mi perişan hallere.

Ad kavmi,Semud kavmi nerede? Hani Hud kavmi?
Hani nerede Zerdüştlerin sönmeyen ateşi?
Hepsinin helak olmasına bir sapıklık yetmişti,
Ülkemiz de bunların hepsi bir arada mevcut şimdi.

Hepsi helak oldular; Siz de olacaksınız.
Kurunun yanın da yaşta yanacak; Haberiniz olsun.
Müslümanlar çare bulamazsanız bu hale,
Zalime zalim musallat olacak; Haberiniz olsun.

Şeref Özen

Baba

Kanından kan verdin,var ettin beni,
Aldın kollarına kucağına, sarıldın baba
Rızık temin ettin zorlukla yıllarca bana,
Alın teri döktün gurbetlerde yoruldun baba..

Ninniler söylerdi annem,gözün önünde,
Türküler tuttururdun sende büyüyüm diye,
Tutup ellerimden gezdirdin yürüsün diye,
Bana destek oldun yıllarca dal oldun baba..

Nasihat eyledin hayatı tanımam için,
Çalıştın çabaladın giyinmem için,
Sofrada sıcak çorbalar yedirmek için,
Yedi diyar gezdin didindin çalıştın baba.

Ayakkabım eskimeden yenisini alırdın,
Okul çantamı bile ellerinle kendin yapardın,
Yüzüme tebessümle,şefkat ile durup bakardın,
Yüreğin yufkaydı,başımı hep okşadın baba..

Minicik bir yavruydum,ben hep yanında,
Değişmiyordu düşüncen olsam da elli yaşında,
Hayatla savaşı sen öğrettin bana, yanı başında,
Tüm zorluklara karşı korudun,beni sen baba.

Su içtim elinden,yemek yedim büyüdüm,
Merhameti,iyiliği,sevgiyi senden öğrendim,
Her dara düşüşte arkamda babam var dedim,
Adın daima dilimde adın,var oldu baba.

Yalanı sevmezdin,olurdun doğrudan yana,
Kötü şeyleri görünce lanet okur idin şeytana,
Yanlışlık yapmadın kötü örnek olmadın bana
Hayatın doğrularını senden öğrendim baba.

Biz büyüdük sen yaşlandın,ihtiyarladın,
Kabe yollarına gittin MUHAMMED'İ aradın,
Kabe ellerinde bizlere de dua eyledin,
Duanla yaşadık varolduk,sayende baba.

Gün geldi,vakit tamam oldu,eyledin vefat,
Senin için bitmişti belki dünyada hayat,
Kaprislerin olduysa bile asmadım surat,
Seni unutmayacak yüreğim,elbette baba.

Cenazen beklerken o musalla taşında,
Namazın kılındı,tekbirler getirildi yollarda,
Üç kardeştik ağladık,mezarının başında,
Gönlümüze gömdük seni,inan ki baba….

02.MAYIS.2003
Babamı kaybettiğim gün

Selahattin Ölmez

Ayrılığı Gönlüm Almıyor

Vurgunum sana,ne kadar kırsan da beni,
Sana gücenmeyi bir türlü,gönlüm almıyor,
Boynuma doladığın kementten,kurtarsan beni,
Terk edipte gitmeyi bir türlü,gönlüm almıyor…

Bana git deme sakın,ister öldür,ister parçala,
Zavallı yüreğimi kaptırma ellere asla,
Hazırım uğruna ölmeye,sonum darağacı olsa da,
Sevdamızdan vaz geçmeyi bir türlü,gönlüm almıyor…..

Ne değişir kapında çürüse bedenim kaybolsa izim,
Gönlümden mevsimler geçse,gelse de yazım,
Çekilmez olsa da ihtirasın,gülmese yüzün,
Sevdamızdan vaz geçmeyi bir türlü,gönlüm almıyor….

Bir temmuz ayında dünyaya gelmişim üryan,
Bahar gelmiş serpilmişim,gönlüme dolmuştur dünyan,
Yüreğime işlemiş bir kez,çıkamaz sevdan,
Sevdamızdan vaz geçmeyi bir türlü,gönlüm varmıyor….

Ömürler tükense de,yıllar geçse de bir,bir,
Ağaran saçlarım,lal olan dillerim senin içindir,
Son sözünle gideceğim bir tek yeri var,kabirdir,
Mezara bile sensiz gitmeye bir türlü,gönlüm varmıyor……

Selahattin Ölmez

Elbet

Sırça köşkler de yaşayıp,
Gününü gün edenler,
Hayatı eğlence, oyun sanıp,
Altta kalanın canı çıksın diyenler.

Sanmayın sefanız sürer ebediyen,
Saltanatınız başınıza yıkılır elbet.
Mazlumun ahı aheste,aheste çıkar;
Zalime zalim musallat olur elbet

Gün gelir defterleriniz dürülür,
Ömür mürekkebiniz biter elbet.
Bu toprağın üstü varsa,
Altı da var; Siz de girersiniz elbet.

Yarına çıkmaya senediniz mi var?
Ölüm sizi de Rabbinize döndürür elbet
Boş değil sağınız, solunuz;uyanın !
Münkir ve Nekir'i görürsünüz elbet.

Dile gelir elleriniz,ayaklarınız,
Biz yaptık biz ettik derler elbet.
Kimsenin yaptığı yanına kar kalmaz,
Herşeyin hesabı bir bir sorulur elbet.

Şeref Özen,
X